Mis gibi ekmek kokusu!

PlateLab_0605_MultigrainBread_H1461011948-0550.cropped (1).jpg

Eminim aramızda lezzetli ve çıtır bir ekmeğin kokusuna karşı koyabilen yoktur. Kahvaltıların olmazsa olmazı ekmek çıtırdamaları değil midir? Özellikle pazar sabahları tüm eve taze ekmek kokusu yayılır ve bu kokuyu duyarak uyanmak harika bir kahvaltının bizi beklediğine haber verir. Sanırım en güzel uyanma şekillerinden biride bu 🙂 Bu şekilde uyanmayan varsa çok şey kaybetmiş demektir 🙂 İnsanları sakinleştiren kokuların başında ekmek kokusu geliyormuş! Aslında ekmek sosyalleşmenin, aynı sofrayı paylaşmanın, samimiyetin ve bana göre sağlığın bir parçası. Geçmişten beri ekmeğin Türkler için özel bir yeri vardır. Ekmek bizim kültürümüz olmasının dışında temel besinlerimizden biri. Bence bir besine anlam yüklemek çok değerli. İnsanların arasındaki köprülerden bahsedilir ya hani bizdeki köprülerden biride o. Ekmeğe özellikle saygı duyulur. Geçmiş medeniyetlerde de bu böyleydi. Mesela Hititler’in 180’e yakın çeşitte börek, pasta ve ekmek çeşitleri varmış. Her türlü yemeği yufka, bazlama tarzı ekmek çeşitlerinin üstünde servis ederlermiş. Bu beslenme şekli aslında hala değişmedi diyebiliriz. Bizim toplumumuzda da her öğünde ekmek hala tüketiliyor, bazen gereğinden az bazen gereğinden çok…

Ekmek nedir? Ekmek bileşimi un, tuz, su ve mayadan oluşan temel besinimizdir. Bu malzemelerin karışımı sonucu oluşan hamurun mayalandırılmaya bırakılıp istenilen şartlar sağlandıktan sonra  belirli derecelerde pişirilmesiyle oluşur. Bu karışımdaki her malzeme ve bu malzemenin miktarı ekmeğin kalitesini ve tüketilebilirliğini belirler. Temelde ekmek bu karışımdan oluşmalıdır. Şu an marketlerde sayısız çeşitte ekmek görmeniz mümkün. Keten tohumlu, kinoalı, cevizli, haşhaşlı gibi… Marketteki şeker eklentili ürünleri raflardan kaldırsak ürünlerin sadece %20’si yerinde kalırmış. Buna çok meşhur olan ekmekler de dahil desem ne düşünürsünüz? Evet ekmekte eklenti şeker içerebilir. Bazı firmaların kısa ve daha az maliyetli yoldan lezzet elde etme çabası olarak adlandırıyorum ürünlere bu derece şeker, kimyasal gibi maddeleri(kısaca vücudumuzun ihtiyacı olmayan maddeler)eklemesini. Gıda güvenliğini sağlamak amacıyla eklenen madddeleri bu yorumumun dışında tuttuğumuda ayrıca belirtmeden geçmek istemem.

 Neden ekmeğe katılan şekerden bahsettim biliyor musunuz? Çünkü insanlar gün içerisinde içinde şeker olmasından habersiz şekilde tükettiği besinleri bilmiyor. Neden sadece ekmek suçlu? Ya da neden sadece karbonhidratlar suçlu? İçeriği bilinmeden tüketilen o kadar ürün varki… Ekmek görüntüsü itibariyle, genelde her öğünde tüketilmesinden dolayı kilo alma konusunda bu kadar suçlu görünüyor. Hacimce büyük gördüğünüz besinler bazen hacimce küçük görününenlerden daha masum olabilir!  İlk yazımın amacı beslenme konusunda bakış açısı değiştirmekle ilgiliydi. Beslenmenin temelinde bu olduğunu düşünüyorum. Daha sonra irade gelir. İnsanlar bakış açısı değiştirmeden önce aynı bakış açısıyla ilerleyip sonuç alamadıklarında ‘irade’ suçlanıyor. Belkide sorun irade değildir, ne dersiniz?

Ekmekle ilgili düşünceleriniz biraz olsun değişmeye başladıysa bu besinin bizdeki etkilerine bir bakalım. Ekmek deyince aklınıza önce ne gelmeli? Kilo mu? Tokluk mu? İradesizlik mi? Ekmek günlük almanız gereken sağlıklı karbonhidratların büyük kısmını maliyeti düşük ve hemen ulaşılabilir şekilde karşılamanızı sağlayan içeriği temiz olursa harika bir karbonhidrat kaynağı. Sağlıklı karbonhidratlar gün içerisinde tatlı krizleri yaşamanızı engeller, iştah dengesi sağlar dolayısıyla diğer öğünlerinizde denge kurmanıza yardımcı olur. İçerisinde bulunan vitaminler(özellikle B1 vitamini olmak üzere çoğu B vitamini)ve mineraller vücuttaki diğer tüm olayların dengesini sağlayan ‘düzenleyici’ görevi üstlenirler. Güvenli karbonhidrat ailesinin önemli bir üyesi olan lif alımının da kestirme yollarından biridir. Lif deyince aklıma hemen mutluluk kelimesi geliyor. Ne alaka dediğinizi duyar gibiyim 🙂 Liflerin bağırsak sağlığını olumlu etkilediği tartışılmaz bir gerçek. Lifler bağırsaklarınızda yaşayan yararlı bakterilerin beslenmelerini oluşturan maddeler aslında. Eğer o bakterileri iyi beslersek o bakteriler sağlıklı bir bağırsak florası yaratırlar. Sağlıklı bağırsak florası ise sağlıklı bir vücut dolayısıyla mutlu bir birey demektir. Sağlıklı bir bağırsak florası kabızlık başta olmak üzere diğer bağırsak hastalıklarını iyileştirici yönde etki yapar. Kabızlık sorunu çekenler beslenmelerinden ekmeği çıkararak daha büyük sorunlara neden olurlar. Beynin kullandığı yakıt türü glikozdur. Yeterli ve sağlıklı karbonhidrat alınmadığı takdirde beynin enerji ihtiyacını karşılamak zorlaşır ve vücut strese girer. Beyin önemli bir organ lütfen onu koruyalım 🙂 Peki mutluluk hormonunun %20sinin beyinde %80ninin bağırsaklarda üretildiğini biliyor muydunuz? İşte bu yüzden ekmek mutluluğun kısa ve ucuz yollarından biri. Maliyeti düşük mutluluk… Kulağa hiç fena gelmiyor, tam da istenilen şey! 🙂

Bilinenin aksine ekmek tüketimi kilo almayı değil, vermeyi sağlar.  Ancak burada önemli olan hangi ekmeği ne kadar yiyeceğinizi bilmenizdir. Ekmeğin görevi kan şekerini dengelemektir. Aslında ekmeği değil, kan şekeri ritmini bozan basit karbonhidratları(glisemik indeksi yüksek karbonhidratları) tüketmemek gerekir. Doğru ekmek tercihi ve doğru miktarlarda tüketim sizi mutlu sona ulaştırır. Denge sağlamayı öncelikli hedefiniz haline getirmezseniz sahip olduğunuz veya olacağınız vücudun içinde bir kiracı olacağınızı unutmayın 🙂 Kendinizi iyi hissettiğiniz forma kavuşmak için ekmeği veya bazı besin gruplarını hayatınızdan çıkarmanıza gerek yok. Kesin çözüm odaklıysanız ‘sürekli’ olun. Süreklilikte alışkanlık kazanabilmekten geçer. Eğer haftada bir alışkanlık kazanabilir veya yanlış bir alışkanlığı doğrusuyla değiştirebilirseniz yılda yaklaşık elli alışkanlık kazanmış olursunuz ve bu büyük bir değişim demektir!

Peki ekmeğin sağlıklı ve kaliteli olduğunu nasıl anlarız?

  • Tam tahıl ekmeği olmalıdır. (tam çavdar, tam buğday gibi…)
  • Besin etiketini okuyun. Eğer içeriğinde mısır şurubu, eklenti şeker gibi kan şekerinizi dengenizi bozup iştah dengesizliğine yol açacak maddeler varsa elinizdeki aldığınız yere bırakın 🙂
  • Ekmek yüzeyinin renk dağılımının homojen olmasına ve çok sert olmamasına özen gösterin.
  • Son kullanma tarihine dikkat edip en son üretilen ekmeği almaya çalışın.
  • Ekmek içerisindeki gözenekler çok büyük olmamalı ve homojen dağılmalıdır.
  • Ekmek tatlı kokmamalıdır. Eğer tatlı kokuyorsa içerisinde mısır şurubu eklenmiş olabilir demektir. (Saf buğdayın özü tatlı değil ve bu şekilde kokmaz.)

Ekmeğin beslenmemizdeki önemini ve ekmek konusundaki gerçeği umarım biraz daha ayrıntılı olarak anlamış ve diyet yapacağınız zaman ekmeği de tüketebileceğiniz düşüncesine biraz olsun ikna olabilmişsinizdir. Umarım gelecek pazar günü lezzetli ve çıtır ekmek kokularının olduğu bir güne, daha bilinçli bir ekmek tüketicisi olarak uyanırsınız 🙂

Minik bir hatırlatma: Çarşamba ve cumartesi günleri yayınladığım yazı, tarif veya öneriler hakkında yayınladığıma dair anında e-posta alabilmek için blogumu takip edebilirsiniz. Eleştiri ve önerilerinizi yukarıdaki ‘iletişim’ butonu aracılığıyla ya da aşağıya yorum bırakarak bana iletebilirsiniz. Sağlıkla kalın!

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s