Bazı bakteriler insan dostu olabilir mi ?

probiyotik_344352596.png

Bazılarımız onları tanırken bazılarımız isimlerini  henüz duymamış bile. Son zamanlarda benim de haberlerde, gazetelerde veya sosyal medyada sıkça denk geldiğim probiyotikleri aranızda tanıyan var mı?  Hani şu bağırsakta yaşayan ‘yararlı’ insan dostu bakteriler… Bakterinin yararlısı mı olur demeyin. Az sonra okuyacaklarınız size bakterileri bile sevdirebilir! Düşünsenize 100 trilyon mikrop hücresiyle yaşayan ve 10 milyon kadar insan hücresinden oluşmuş canlılarız. Sayıca bizden kat kat fazla olmaları onları sorgulamamız için yeterli bir neden değil mi? Sizce de yeterliyse okumaya devam edin!

Mikrobiyota içimizde ve dışımızda bulunan, birlikte yaşadığımız mikroplara verilen isimdir. Bu bakterilerin içerisinde kötü olanlar da var iyi olanlar da… Eğer bağırsaktaki bakterilerden bahsedeceksek ona bağırsak mikrobiyotası diyoruz. Bu mikrobiyotada bizim iyiliğimiz için çalışan bir grup bakteri varken bizim bağışıklığımızı düşürmek için uğraşan, diyabet, kalp damar hastalıkları gibi hastalıklara yakalanmamız için çalışan başka bir grup daha var. Hakimiyeti ele geçen bakteri grubu vücudumuzun diğer tüm sistemlerinin işleyişini etkiliyor. Tüm sistemleri etkileyebilecek canlı gruplarına beslenmeyle savaş açmak ya da sayılarını arttırmak mümkün. Çünkü siz ne yerseniz sayıları ona göre şekilleniyor.

Zararlı olan bakteriler bağırsakların emilim, taşıma, sindirim gibi işlevlerini köreltip vücut yapısını bozuyor. Yararlı olan bakterilerin namı diğer probiyotiklerin sizin mutluluğunuz yani duygusal durumunuzu iyileştirmek için de çalıştığını biliyor muydunuz? Bilim dünyasının son araştırmalarına göre probiyotiklerin duygu-durum sağlığı konusunda beyinden daha fazla söz sahibi olduğu gerçeği ortaya çıktı. Mesela sınava giren bir öğrencinin heyecandan karın ağrısı yaşaması sizce de tesadüf mü? Ya  da ortam değiştirdiğimizde sindirim problemleri yaşamamıza ne demeli? Çok mutlu olduğumuzda ‘karnımda kelebekler uçuşuyor’ sözünün de mantığını buraya çekebiliriz belkide 🙂 Probiyotiklerimiz az önce okuduğunuz gibi bizim iyiliğimiz için uğraşır. Sindirim sistemimizi de düzenler. Sindirim sistemi vücudun diğer tüm sistemleri için fazlaca önem arz eder. Diğer sistemlerinin kullanacağı besin maddelerinin emilimi ve diğer organlara taşınıp gerekli yönde işlenmesi probiyotiklerinizin potansiyeline bağlı diyebiliriz.

Probiyotiklerin sayılarını arttırmak aslında sadece dengeli ve çeşitli beslenmeyle mümkün olurken onların sayılarını azaltıp kötü bakteri gurubunun sayılarını arttırmak da bir o kadar kolay. İşlenmiş şeker, hazır gıdalar, fast food, alkol, bilinçsizce kullanılan ilaçlar, antibiyotikler ve dışardan sağlıklı gibi görünen ama aslında sağlıksız olan bir çok besin onların sayılarını azaltmakta. Önceki yazımda şekerin acı soslar da bile bulunduğundan bahsetmiştim. Şeker aslında bizlerin değil kötü huylu bakterilerin besinidir. Siz şeker yedikçe bağırsak sağlığınız dolayısıyla tüm vücut sağlığınız bozulma tehlikesi altına girer. Probiyotiklerin sayılarını arttırmak ise az tuzlu ey yapımı turşu, ev yoğurdu, kefir, sirke, boza, şalgam gibi probiyotik gıdalar tüketerek onların sayılarını desteklemekten, probiyotiklerin besini olan prebiyotikleri yani yer elması, sarımsak, soğan, pırasa, kuşkonmaz, muz, arpa ve yulaf gibi besinleri tüketmekten, bağırsak sağlığını destekleyecek olan bir takım egzersizlerden ve akdeniz tipi beslenmeden geçiyor. Aslında işlem bu kadar kolay 🙂 Eğer ara öğün yapıyorsanız ara öğünlerinize muz, yulaf ve yoğurt üçlüsünden oluşan minik bir kase hazırlayarak onların sayılarını arttırabilir, ana öğünlerinize ise salatanıza yukarda saymış olduğum sebzelerden ekleyerek kolayca halledebilirsiniz. Tabi bunları yaparken sağlıklı ve dengeli bir beslenme içerisinde olmanız alacağınız faydanın maximum düzeyde olmasını sağlayacaktır. Beslenme bir bütündür. Sabah kaşık kaşık nutella yedikten sonra akşam kuşkonmazlı bir salata yiyerek ‘denge’ sağlamış olmazsınız 🙂 Denge sadece kalori hesabı değildir. Gıda içeriği bu konuda asıl önemli olan noktadır.

Eğer bağırsaklardaki iyi ve kötü bakteriler arasındaki denge bozulmuş ise besin tüketme isteğinde artış, şişkinlik, iştah artışı, kabızlık gibi sindirim problemleri, depresyon, yorgunluk, midede ve bağırsakta gaz birikimi gibi çeşitli mide-bağırsak hastalıkları ortaya çıkabiliyor. Tüm bu sorunlar bağırsak sağlığını geri kazanmak mümkün olduğu için giderilebiliyor. İdeal kilodaki bireylere göre şişman veya obez olan bireylerin bağırsak sağlığı kolayca bozuluyor ve bu da kilo artışı ile doğru orantılı olarak ilerleme gösteriyor.

 Peki probiyotikler başka ne yapabiliyor? Bağırsak duvarında bulunan boşluklara yerleşip, bu bölgelere hastalık yapıcı bakterilerin yerleşmesini engelliyor. Salgıladıkları bazı enzimler sayesinde östrojen seviyesini düzenliyorlar. Östrojen seviyesi iştah dengesinde önemlidir! Regl döneminde bazı günler iştahın aşırı açık olması da östrojenle alakalıdır 🙂 O günlerde trans yağ, şeker, kalitesiz karbonhidrat içeren pastalara koşmak yerine aslında yukarda bahsettiğim içeriği muz, yulaf ve yoğurttan oluşan kaseye 1-2 kaşık bal eklemek kurtarıcınız olabilir 🙂 Bağırsaklarımızda B vitaminlerinin üretilmesinde görevli olan bakteriler de onlar!  Bazı B vitaminlerinin de duygusal sağlımızda etkili olduğunu belirtmeden geçmek istemem 🙂 Hastalık yapıcı bakterilerin ürettikleri toksin düzeyini azaltırlar. Sağlıklı bağırsak daha sağlıklı bir immün sistem ve daha sağlıklı bir siz demektir. Kansere neden olan maddelerin zararlarını azaltıyorlar. Kanser hastalarının bağışıklığı olabildiğince güçlü tutulmalıdır. Bu konuda beslenme oldukça büyük önem taşır, zararlı maddelerle savaşan antioksidanlar ise diyetin olmazsa olmazı olmalıdır! Kolesterol seviyesinin dengede tutulmasına da yardımcı olurlar. Antibiyotik kullanımı sırasında ve sonrasında düzenli olarak kullanılan probiyotikler, bozulan bağırsak mikrobiyotasını yerine getirebilir. Çünkü antibiyotikler zararlı bakterileri öldürürken maalesef  yararlı olanları da öldürmektedir. Bu nedenle antibiyotikler uzman kontrolünde kullanılmalı ve beslenmeyle desteklenmelidir.

Probiyotiklerinizi arttırmak için Muzlu süt tadında smoothie tarifim tam size göre! Linke tıklayıp tarife ulaşabilirsiniz 🙂

Minik bir hatırlatma: Çarşamba ve cumartesi günleri yayınladığım yazı, tarif veya öneriler hakkında yayınladığıma dair anında e-posta alabilmek için blogumu takip edebilirsiniz. Eleştiri ve önerilerinizi yukarıdaki ‘iletişim’ butonu aracılığıyla ya da aşağıya yorum bırakarak bana iletebilirsiniz. Sağlıkla kalın!

 

probiyotik_344352596.png

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s