Kendinizi yorgun mu hissediyorsunuz?

hd-sonbahar-165724YS.jpg

Okumaktan ve öğrenmekten keyif alan herkese merhaba! Günün konusu yorgunluk… Bu kelimeyi kullanırken bile üstüne ağırlık çökenler burada mı ? 🙂 Genç ya da yaşlı farketmeksizin herkesin zaman zaman veya kronik olarak yaşadığı bu problem için birkaç öneride bulunmak istedim. Yorgunluk, yaptığımız işlerden keyif almamızı engeller ve belkide o işi yapma hevesimizi kaçırır, potansiyelimizin düşmesine neden olur. Yorgun hissettiğimiz zamanlarda aklımızdan ‘bir koltuk olsa da azıcık kestirsem’ cümlesi geçer. Yorgunluk bazen bizi yenebiliyorsa biz onu neden yenmeyelim? Bu durumlarda hemen enerji içeceklerine sarılanlar, kahve sipariş edenler ya da ayak üstü sağlıksız atıştırmalıklara yönelenler geçici çözümler sizi kısa süre ayakta tutabilir!

Yorgun hissetmenizin bir çok sebebi olabilir. Yetersiz ve dengesiz beslenme, yanlış egzersiz, çeşitli fizyolojik ve psikolojik hastalıklar, iklim değişikliği, yetersiz uyku ve daha bir çok neden…  Dengeli ve düzenli bir beslenme yaklaşımıyla bu problem tamamen ya da çoğunlukla ortadan kaldırılabilir. Peki yorgun hissetmemek için neler yapmalıyız?

  • İçeceklerinize tarçın ekleyin! Tarçın kan şekerinizi dengeler. Dengeli kan şekerine sahip bir vücut tüm çalışmalarını olması gereken şekilde gerçekleştirir. Bu şekilde gerçekleşen olaylar iyi bir ruh ve beden hali için oldukça önem taşır, yorgunluk üzerinde büyük etkisi vardır.
  • Yatmadan önce yemek yeme alışkanlığınız varsa terkedin! Vücudun uykuya kendini hazırladığı saatlerde yemek yemek sindirim sisteminin çalışmasını devam ettirip, vücudun kendini yenilemesi için harcayacağı enerjiyi sindirim işlemlerine harcamasına neden olur dolayısıyla dinlenememiş yani yorgun şekilde uyanırsınız.
  • Yeteri kadar uyumaya özen gösterin! Tamamen dinlenmemiş ve uyku sırasında kendini yenileyememiş bir vücut ile güne başlıyorsanız okuyacağınız diğer kuralları uygulasanız bile tamamen sonuç almayı beklemeyin. Yapılan araştırmalar gösteriyorki yetersiz uyku, günde 300-500 kalori daha fazla almanıza neden olup kilo alımını kolaylaştırmaktadır. Günde 7-8 saat uykuyu ihmal etmeyin.
  • Güne bir bardak su içerek başlayın! Vücudunuzun ihtiyacını karşılayabilecek kadar su tüketin. Bir bireyin su ihtiyacı yaş, boy, kilo, meslek, yaşanılan yer gibi bir çok faktöre bağlı olarak değişse de ortalama 2-3 litre içilmesi gerektiğini bilmeyenimiz yoktur. Vücutta su eksikliği yorgunluğa neden olmaktadır. Az su içmek vücudun tüm dengesini alt üst edebilir. Az su içenlerde yorgunluk, dikkat güçlüğü ve hafıza bozuklukları görülebilir. Vücut sıvısının yüzde 2 gibi küçük bir oranda azalmasının  bile hafif yorgunluğa neden olduğunu biliyor muydunuz?
  • Daha zinde hissetmek için aşırı kahve tüketiminden kaçının! Bazılarımız güne kahvesiz başladığında eksik hissettiğini ve ayılamadığını söyler. Sabah kahve keyfi kulağa hoş geliyor ama sağlıklı bir kahvaltıdan en az bir saat sonra tüketilmelidir 🙂 Bazen kahvaltı esnasında da tüketilebilir evet ama kahvaltıdan maksimum fayda sağlamak istiyoruz! Kendinizi ‘kahvesiz ayılamıyorum!’ psikolojisine sokmayın. Eğer sağlıklı bir kahvaltı yaparsanız kahveyi bir saat sonra içmenin daha keyifli olduğu sonucuna varabilir daha zinde hissedebilirsiniz. 🙂 Aç karna içilen veya fazla tüketilen kahvenin yorgunluğu gidermek yerine kalp çarpıntısı, baş ağrısı, mide problemleri gibi sorunlara neden olabileceğini unutmayın.
  • Kahvaltısız güne başlamayın ve kahvaltınızdaki protein, yağ, karbonhidrat üçlüsüne dikkat edin! Karbonhidrat ağırlıklı bir kahvaltı, yağ ve proteinin dengeli olduğu bir kahvaltıya göre sizi daha az tok tutar. Günlük almanız gereken kalori miktarının 1/4 -1/5 kadarı kahvaltı öğünü ile karşılanmalıdır. Kahvaltınızda protein grubu olarak yumurta peynir gibi besinlere, yağ grubu olarak avokado, zeytin, ceviz, kuruyemiş gibi besinlere, karbonhidrat grubu olarak ise taze mevsim meyve sebzelerine ve tam buğday, çavdar gibi ekmek türlerine yer verebilirsiniz. Unutmayın güne nasıl başlarsanız öyle devam eder!
  • Enerji içecekleri ve kalitesiz atıştırmalıklardan kaçının! Evet onları tükettikten sonra kendinizi daha enerjik ve mutlu hissedebilirsiniz fakat kısa süreli! Bu tip yiyecek ve içecekler içeriğindeki ‘basit’ karbonhidratlardan dolayı bağırsaklarınızdan hemen emilir ve hızlıca kana karışır. Düşen kan şekerinizi hemen yükseltir ve mutluluk hali yaratır. O mutluluk halinin keyfini çıkarmanıza müsaade etmeden, pankreas insülin hormonlarını salgılar ve anormal şekilde yükselen kan şekerini eski seviyesine getirir. Sonuç yine yorgunluk, bir şeyler yeme isteği ve tabiki boş yere alınan kalorilerden başka bir şey değildir.
  • Kan şekerinizi dengeleyecek olan kuruyemiş, kuru meyveler, kepekli şekersiz bisküviler, veya minik sandviçleriniz hep yanınızda olsun! Çantanızda, masanızdaki çekmecede ya da mutfakta bu tip sağlıklı atıştırmalıklar hep bulunsun. Yemeğe çok varsa, acıkmaya başladıysanız ve oluşabilecek enerji düşmelerini engellemek istiyorsanız sizin için birer kahraman haline dönüşebilirler. Tabiki porsiyona dikkat! Minik atıştırmalık porsiyonuna uymadığınız takdirde kilo alımına bile sebep olabilir.
  • Yeteri kadar hareket edin! Hareket etmek sizi iyi hissettirecek çeşitli hormonların(dopamin, serotonin gibi) salgılanmasını sağlar ve ruh halinizi iyileştirir. Hareketsizlik fizyolojik ve psikolojik sağlığın olmazsa olmazıdır. 15-20 dakikalık bir yürüyüş, temiz hava ve müzik üçlüsünün iyi gelemeyeceği bir şey yok sanırım, değil mi ? 🙂
  • Omega-3 kaynaklarına beslenmenizde yer verin! Omega-3’ten zengin besinler vücut enerjisini yüksek tutar. Haftada 2-3 kez somon, ton, uskumru gibi yağlı balıkları tercih edebilir, 10 adet badem, fındık ya da 2 tam ceviz gibi yağlı tohumları günlük olarak tüketebilirsiniz. Sabah kahvaltılarınızda yumurtaya keten tohumu serpebilir veya öğünlerinizde yoğurt tükettiğinizde içerisine ekleyebilirsiniz. Yaşasın omega-3! 🙂
  • Belirli öğün saatleriniz olsun! O saatlere olabildiğince uymaya çalışın. Vücudunuzu belirli saatlerde yemek yemeye alıştırmak sizin elinizde. Sürekli farklı saatlerde yemek yemek vücudun iştah dengesini bozabilir dolayısıyla sosyal hayatınızı yakından etkileyebilir. 

 

Minik bir hatırlatma: Çarşamba ve cumartesi günleri yayınladığım yazı, tarif veya öneriler hakkında yayınladığıma dair anında e-posta alabilmek için blogumu takip edebilirsiniz. Eleştiri ve önerilerinizi yukarıdaki ‘iletişim’ butonu aracılığıyla ya da aşağıya yorum bırakarak bana iletebilirsiniz. Sağlıkla kalın!

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s