Beslenme ve diyet konusunda en çok karşılaştığım 10 soru!

Man-With-Question-01

Beslenme ve diyet her ne kadar kişiden kişiye göre değişse de hepimizin aklındaki çoğu soru ortak. Merak edilen soruları inceleme altına alınca aşağıdaki soruların en çok sorulan 10 soru olduğunu farketmem çok zor olmadı. Buradaki yazılarım bazen belirli kitleleri ilgilendirse de(hastalıklar vs.) geneli herkese hitap etmekte. Günün yazısı herkesi ilgilendiriyor. Eminimki aşağıda sizin de merak ettiğiniz sorular ve cevapları yer alıyordur. Bakalım bana en çok sorulan 10 beslenme sorusu ne? 🙂

  • Kahvaltı yapmak zorunda mıyım?

Kahvaltı yapmak 8-10 saatlik uyku sırasında düşen kan şekerinizi dengelemek için en önemli adımdır. Uyku sırasında düşen kan şekeri seviyesini normal değerlere getirmek için sabah protein, yağ, karbonhidrat bakımından dengeli bir tabak oluşturup, uyandıktan en geç 1,5-2 saat sonra tüketmeniz gerekir. Aksi takdirde zaten düşük olan kan şekeri seviyeniz daha fazla düşerek halsizlik, yorgunluk, dikkat dağınıklığı hatta baygınlıkla sonuçlanabilir. Ayrıca gece kendini dinlenmeye alan ve enerji harcanımını minimum seviyede tutan  metabolizmanızı uyandırmanın en sağlıklı yollarından biridir. Bu yüzden kilo korunumu ve kaybedilmesinde büyük önem taşır. Sabah güne dengeli bir kan şekeriyle başlamak sonraki öğünlerinizde porsiyon kontrolüne yardımcı olarak günlük aldığınız toplam kalorinin güne dengeli şekilde dağılmasını sağlar dolayısıyla iştah kontrolü de sağlamış olursunuz. Bu yüzden kahvaltı yapmanın sağlıklı beslenme ve diyet sürecinde olmazsa olmazlardan olduğunu söyleyebilirim.

  • Zayıflamak için ekmek tüketmiyorum. Bu yaptığım doğru mu?/Ne kadar tüketmeliyim?

Maalesef kocaman bir hayır. Ekmek diyet sürecinde halk arasında ‘suçlu’ besin olarak bilinir. Aslında her besinde olduğu gibi porsiyonuna dikkat ederek tüketildiğinde bir sorun oluşturmamaktadır. Ekmek, miktarına uygun tüketilirse zayıflama sürecini destekleyen önemli bir gıdadır. Ne kadar ve ne zaman tüketilmesi gerektiği kişiden kişiye göre değişmekle beraber günlük almanız gereken karbonhidratı kolay ve ucuz yoldan karşılamanızı sağlar.  Ekmek, vitamin, mineral, lif ve karbonhidratın önemli bir kaynağıdır.  Karbonhidratlar diyetimizin %50-60 gibi önemli bir kısmını kaplar. Bu nedenle ekmek diyet düşmanı değil diyet dostu bir gıdadır. Zayıflama sürecinde tüketebilirsiniz.

  • Ara öğün yapmak zorunda mıyım ?

Ara öğünün yapılma amacı kan şekeri seviyenizi belirli değerlerde sınırlı tutup, iştah kontrolü dolayısıyla porsiyon kontrolü sağlamanızı desteklemektir. Kişilerin enerji ihtiyacı, iştah durumu, mesleği, beslenme alışkanlıkları gibi faktörler ara öğün yapıp yapmaması gerektiğini gösteren faktörler arasındadır. Herkes ara öğün yapmak zorunda değildir. Az az ve sık sık yeme durumu bazen hepimiz için uygun olmayabilir. Herkes ara öğün yapacak vakit veya besin bulamayabilir. Herkesin hayatı ve düzeni farklıdır. Beslenme bu konuda da kişiye özel olduğunu göstermektedir.

  • Yemekten sonra sürekli tatlı yeme ihtiyacı hissediyorum. Ne yapmalıyım?

Bu durum her zaman ciddi bir sorun olduğuna işaret değildir. Küçük değişiklikler yaparak bunu aşabilirsiniz. Yemekten sonra canınızın tatlı yemek istemesinin altındaki nedeni sorgulamak gerekir. Yeteri kadar protein yağ karbonhidrat tüketmeme, yeteri kadar su içmeme, belenme geçmişi, fazla enerji harcanımı gibi nedenler bu sorunun ortaya çıkmasına neden olabilir. Nedeni bulup ona yönelik bir çözüm geliştirmek gereklidir. Yemek sonrasında bol kalorili sağlıksız bir tatlıyı yemek yerine meyve tüketerek veya yemek sonrası başka işlerle meşgul olup odağınızı dağıtıp atlatabilirsiniz. Kendinizi tatlı istemeye odaklamayın.

  • Spor yapmadan zayıflamam mümkün mü?

Evet mümkün. Eğer aldığınız kalori harcadığınız kaloriden azsa neden olmasın? Fakat ortada çok büyük bir yanlış anlaşılma var. Spor zayıflamak için yapılmamalıdır. Eğer bu amaçla yaparsanız emin olun ki spor hayatınız kısa vadede son bulacaktır. Diyetinizi sporla desteklerseniz daha hızlı kilo kaybı görürsünüz. Zayıflama sürecinde beslenme %70, spor ise %30 oranında etkiye sahiptir. Öncelikle beslenmenizi düzeltin ve ‘sağlıklı beslenme’ düzeninizi keyif aldığınız bir spor dalıyla destekleyin. İyi haber! Spor yapmak için ağırlık kaldırmak ya da saatlerce koşmak zorunda değilsiniz. Kendi vücut ağırlığınızla yapabileceğiz ve etkisini hissedeceğiz egzersizler mevcut. Sporu kendinizi iyi hissetmek, genç kalmak, zinde hissetmek ve güçlü görünmek için yapın. Amacınız sadece ‘zayıf’ görünmek olmasın. Bazı  kilolu insanların zayıfladıktan sonra mutsuz hissettiğini biliyor muydunuz? Sağlıklı bir beden ancak sağlıklı bir ruhla var olabilir.

  • Almam gereken kaloriyi aşmadan istediğimi yersem kilo alır mıyım ?

Hayır almazsınız. Teoride alınan kalori harcanan kaloriyle denge halindeyse kilo artışı ya da azalışı görülmez. Yani kilo korunumu sağlamış olursunuz. Beslenme dünyasındaki en büyük yanılgılardan bir taneside kalori-içerik konusudur. Aldığınız kalori miktarı sizin kilo almanıza müsaade etmeyebilir fakat sağlığınızı bozabilir. Mesela günlük aldığınız 2000 kcal eğer sağlıksız besinlerden gelirse metabolizmanız ona göre bir düzen içerisine girer. Psikolojik ve fizyolojik durumunuz buna göre şekil alır. Kısaca o 2000 kalorinin içeriği sizi fit bir insana da dönüştürebilir kilolu bir insana da… Besinlerin öncelikle içeriğine dikkat edin daha sonra  porsiyon miktarına dikkat edin.    

  • Yeşil çay zayıflatır mı ?                                                                                                        Bu sorunun cevabı sizin beslenme düzeninize bağlıdır. Eğer sağlıklı beslenen bir bireyseniz yeşil çayın yağ yakma özelliği sizin beslenme düzeninizle birleştiği zaman bir ‘yağ yakıcı etken’ olarak görev yapar. Yani ideal kiloya ulaşmanıza sadece yardım eder. Direkt olarak bir etkisi yoktur. Hiçbir besin mucize değildir, tek başını size yardım edemez. Beslenme bir bütündür. Tüm etkenler birleşir ve ortaya ‘denge’ kavramı çıkar. Denge zaten beslenmenin özüdür. Mucize beklemeyin, harekete geçin!                 
  • Nasıl sağlıklı besleniyorsun? Hiç mi kaçamak yapmıyorsun?

Tabiki yapıyorum ama her zaman değil ve porsiyon kontrolü sağlayarak. Eğer sağlıklı beslenme nedeniniz sizi zararlı bir beslenme düzeninden uzak tutmaya ikna edebiliyorsa bunu başarabilirsiniz. Benim sağlıklı beslenme nedenlerim genç görünmek, mutlu ve zinde  hissetmek, güçlü kalmak, kendime değer verdiğimi hissetmek ve tabiki sizleri bunun yapılabileceğine ikna etmek, size örnek olmak. Hiç mi tatlı yemiyorum? Yiyorum ama nadiren. Çünkü artık canım istemiyor ve kendi yaptığım sağlıklı tatlılarım var. Beslenme değişikliği yapabilmeniz nedeninizin gücüne bağlıdır. Pazartesi başlayan diyetlerin salı günü sona ermesinin sebebi nedeninizin sizi ikna etmeye yetmemiş olmasındandır. Benim gibi birden fazla nedeniniz olsun. Birinden kaçarsanız diğeri sizi engeller.

  • Regl döneminde dünyaları yiyorum ama doymuyorum. Yedikten sonra pişmanlık yaşıyorum. Nasıl kontrol altına alabilirim?

Öncelikle regl dönemlerinde metabolizmanızın normale göre daha çok enerji harcadığını söylemek isterim. Bu her şeyi yiyebileceğiniz anlamına gelmez tabiki ama en azından sizi psikolojik açıdan rahatlatabilir. Hormon dengelerinin bu dönemde değişmesinden dolayı bu tip iştah dengesizlikleri yaşamanız oldukça normal bir durum. Eğer bu sorunu sadece regl döneminde yaşıyorsanız endişelenmeyin fakat normalde de yaşıyorsanız ve nadiren olmuyorsa bir beslenme uzmanı ve psikologdan tavsiye almanız gerekmektedir. Regl döneminde bu tip iştah değişikliklerinin önüne geçmek için PMS(premenstrual sendrom) dönemi için 20 beslenme önerisi! adlı yazımı okuyabilirsiniz.

  • Çok az su içiyorum, su içmeyi sevmiyorum. İçtiğim su miktarını nasıl arttırabilirim?

Sağlıklı yetişkin bir insan günde ortalama 2-2,5 litre su tüketmelidir. Tüketilmesi gereken su miktarı yaş, boy, kilo, aktivite durumu gibi bir çok etkene bağlı olarak değişmektedir. Su miktarını arttırmak için kahve, çay gibi içeceklerin tüketilmesinin bir etkisi olmadığını, su yerine geçmediklerini hatırlatmak isterim. Miktarı arttırmak için suyunuzun içine tarçın, salatalık, limon, nane, maydonoz, karanfil gibi aroma vericileri ekleyebilir ve hafif aromalı şekilde tüketebilirsiniz. Telefonunuza su içmeyi hatırlatan uygulamalardan indirip istediğiniz saat aralıklarında size bildirim göndermesini sağlayabilirsiniz. Kendinize su içmeyi sevdirecek bardaklar veya termoslar alabilirsiniz. İşyerinizde masanızın üstüne su şişesi koyup sürekli görmenizi sağlayarak kendinize hatırlatabilir veya evde en çok geçtiğiniz odalara su içmenizi hatırlatacak notlar yazabilirsiniz.

Minik bir hatırlatma: Çarşamba ve cumartesi günleri yayınladığım yazı, tarif veya öneriler hakkında yayınladığıma dair anında e-posta alabilmek için blogumu takip edebilirsiniz. Eleştiri ve önerilerinizi yukarıdaki ‘iletişim’ butonu aracılığıyla ya da aşağıya yorum bırakarak bana iletebilirsiniz. Sağlıkla kalın!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s