Kalbini koru: Akdeniz tipi beslenme

s437h793bfc90a75f8206799e28073f13c67918d8b724_.jpg

Sağlıklı beslenme konusunda, sağlığı sürdürebilme amacıyla ne yiyip ne içmemiz gerektiği hakkında bir sürü düşünce var. Bazı kalıplaşmış beslenme şekilleri her metabolizmaya uymayabilir. Çeşitli popüler diyetler uygulandığında kısa bir süre sonra kişi eski beslenme düzenine döner. Neden? Çünkü alışkanlıklarını gerçekten değiştirmemiştir. Diyetinizde vücudunuzun alması gereken, size özel ihtiyaçların farkına vararak beslenmek, uzun süre sağlıklı bir şekilde yaşamınızı sürdürebilmenizi sağlar. Proteini yüksek, karbonhidratı düşük, yağların serbest tüketimine izin verilmiş, hatta yeri geldiğinde sebze-meyve tüketiminin tamamen yasaklandığı, sabah kahvaltıda kolesterol içeriği diğer hayvansal besinlere nazaran yüksek olan kırmızı etin yenildiği çeşitli popüler diyetler hala gündemdeki yerini koruyor. Sizce tüm metabolizmalara aynı beslenme şeklini uygulamak ne kadar doğru ve kalıcı bir sonuç verir?

Amacınız her anlamda dengeli bir vücuda sahip olmaksa içeriği dengeli olan beslenme tarzlarını inceleyin. Tek bir besin grubuna yönelmek, o besin grubuyla ilgili olan organlarda işlev kayıplarına dolayısıyla hastalıklara neden olmaktadır.  Vücudunuzun proteine, karbonhidrata, yağa yani sebzeye, tavuğa, balığa, baklagillere vs. ihtiyacı var. Beslenmeye sadece karın doyurmak olarak bakmıyorsanız vücudunuzu mutlu edecek ‘temiz’ ve ‘dengeli’ içeriğiyle akdeniz tipi beslenmeye bir göz atın derim!

Akdeniz tipi beslenme nedir?

Bu beslenme tarzı taze sebze ve meyveler, tam tahıllı ürünler, fındık-fıstık gibi yağlı tohumlar, baklagiller, balık,  süt  ve süt ürünleri gibi besinlerin çoğunlukta tüketilip, kırmızı et ürünleri,  doymuş yağ sınıfı(hayvansal yağlar), işlenmiş et ürünleri, sakatatlar, fazla miktarda karbonhidrat ve şekerin ise azınlıkta tüketildiği bir beslenme tarzıdır. Özellikle zeytinyağı ve yeşil yapraklı sebzelere dikkat çeken bu beslenme tarzında her öğünde sebze ve zeytinyağı bulundurulmaya çalışılır. Zeytinyağı, avokado, fındık yağı gibi yararlı yağları içeren bu beslenme şekli  kanda damarları tıkayan lipitlerin (özellikle kolesterol) ortadan kaldırılmasına yardımcı olur.

Akdeniz tipi beslenme hem lezzetli hem de sağlıklı beslenmenin kısa yoludur. Biz Türklerin damak tadına uygun olan besinleri içermektedir. Bu beslenme tipinin en büyük destekleyicisi ise fiziksel aktivitedir. Fiziksel aktivite deyince kilolarca ağırlıklar kaldırmak, saatlerce spor salonlarında kalmaktan bahsedilmez. Açık havada yürüyüş, merdiven çıkmak, yani olabildiğinde hareket halinde olmaktan bahsedilir. Yürüyen merdivenleri daha az kullanmak, asansörü çok uzak mesafeler olmadığı sürece kullanmamak gibi birkaç değişiklik sizi aktif bir insan haline getirebilir.

maxresdefault.jpg

Akdeniz beslenme tipinin sağlık açısından faydaları nelerdir?

Kalbinizi koruyun! Kalbinizi korumak öncelikle sigara, alkol gibi zararları alışkanlıkları bırakmakla başlamalı, kalp sağlığını destekleyecek beslenme programları ile sürdürülmelidir. Akdeniz diyetinin kalp sağlığını desteklemesindeki en büyük etken doymuş yağ ve doymuş yağ içeren besinlerin sınırlandırılmasıdır. Doymuş yağlar vücutta LDL(low density lipoprotein) miktarını, halk arasında bilinen adıyla kötü kolesterolü yükseltir ve damarların yağla kaplanmasına neden olarak çeşitli hastalıkları beraberinde getirir.  Kurubaklagil, tam tahıl ve sebze-meyve içeriğinden dolayı yüksek miktarda lif içeren bu beslenme tarzı bağırsaklardan fazla kolesterolün atılmasını sağlayarak aynı zamanda bağırsaktaki yararlı bakterileri besleyerek bağışıklık sistemi hücrelerini güçlendirip yine kalp sağlığını desteklemektedir.

Tekli doymamış yağ asitlerinin en önemli kaynaklarını(zeytinyağı, fındık yağı, kuruyemiş, avokado gibi) içermesi ise HDL kolesterolün, halk arasında ‘iyi kolesterol’ olarak bilinen kolesterolün artmasına ve vücuttaki fazla kolesterolün karaciğere taşınıp işlenmesini sağlamaktadır. Omega 3 ile antioksidanlar da karaciğerin yağlanmasını azaltmaktadır. Antioksidanlar zararlı toksinlere karşı koruma sağlar, toksinlerin vücuttan atılma sürecini hızlandırır, karaciğerin normal fonksiyonlarını yerine getirmesine yardımcı olur. Antioksidan bakımından zengin olan sebze ve meyve grubunu ise bu beslenme tarzının başrolünü oluşturması vücuttaki inflamasyonları(hasar) azaltıp vücudu yenilemektedir. Güzel bir cilt, parlak ve sağlıklı saçlar, çabuk kırılmayan tırnaklar ve daha bir çok yenilenme…

Kompleks karbonhidratları(karbonhidratların kaliteli formu olan baklagil, tam tahıllar, sebzeler) yüksek miktarda barındırması ise kan şekeri dengesi dolayısıyla iştah dengesi, tokluk mekanizması ve işleyiş bakımından oldukça önemlidir.Akdeniz tipinin sağlık açısından bir diğer artısı ise yeterli miktarda su tüketiminin sağlanmasıdır. Yeterli miktarda tüketilen su, tükettiğiniz besinlerin biyoyararlılığı konusunda etkilidir. Alzheimer hastalığından korur, depresyona ve Parkinson hastalığına yakalanma riskini azaltır.

Minik bir hatırlatma: Çarşamba ve cumartesi günleri yayınladığım yazı, tarif veya öneriler hakkında yayınladığıma dair anında e-posta alabilmek için blogumu takip edebilirsiniz. Eleştiri ve önerilerinizi yukarıdaki ‘iletişim’ butonu aracılığıyla ya da aşağıya yorum bırakarak bana iletebilirsiniz. Sağlıkla kalın!

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s